İSTİNAF CEZA DAİRELERİNCE VERİLEN BOZMA KARARINA MAHKEMELERİN UYMALARI ZORUNLULUĞU & BOZMADAN SONRA SERBESTLİK KURALI
İstinaf Ceza Dairelerince verilen bozma kararına mahkemelerin uymaları zorunlu olup; CMK’nın 284/1 ve 286/1. Maddelerine göre ısrar (direnme) hakkı bulunmamaktadır. Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 273’üncii maddede gösterilen kimseler tarafından istinaf edilmişse yeniden verilen hüküm, CMK’nın 283. maddesine göre, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” hükmü yer almaktadır. Buna göre, İstinaf Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemelerince yeni bir tensip kararıyla duruşma günü tayin edilecek ve ilgililer duruşmaya çağrılıp diyecekleri sorulduktan sonra, “bozmadan sonraki serbestlik kuralı” devreye girecektir.
“Bozmadan sonra serbestlik kuralı” uyarınca ceza muhakemesinde maddi gerçeğin araştırılması ve en isabetli kararın verilmesi amacının zorunlu bir sonucu olup, mahkemenin bozma kararına uymak zorunda ise de, sanığın hukuki durumunu yeniden serbestçe değerlendirme hak ve yetkisi bulunmaktadır. İstinaf edilen önceki hüküm bozma kararı verilmesiyle ortadan kalkmış olduğundan, ilk derece mahkemesince önceki karardan farklı olarak, suçun sübutu ve niteliği de dahil olmak üzere sanığın hukuki durumuyla ilgili tüm hususlarda, CMK’nın 217. maddesi uyarınca ulaşılan vicdani kanaat doğrultusunda serbestçe karar verilebilecektir. Nitekim Bölge Adliye Ceza Daireleri tarafından da ilk istinaf incelemesinde yerinde görülerek bozma konusu yapılmayan hususlar, lüzumu halinde hükmün yeniden istinafen incelenmesi sırasında bozma konusu yapılabilecek, hatta ilk bozma kararından tamamen farklı olacak şekilde bozma kararı verilebilecektir. Mahkeme uyma üzerine yaptığı yargılama sonucunda yine eski kararına ulaşabilecektir. Bunu engelleyen bir durum söz konusu değildir. Uyma mahkemenin kararındaki aykırılıkları kabul ederek yargılamaya girişmesidir. Fakat yeni yargılama sonunda eski sonucun ortaya çıkması da mümkündür.
“Uymadan sonra serbestlik kuralının muhatabı ilk Derece Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi olup, uyma kararı veren mahkemenin kural olarak uyma kararı sonrasında vereceği hükümdeki serbestliği ifade eder. Yeniden yapılacak kovuşturmada yerel mahkeme veya bölge adliye mahkemesi önceki kararın aynısını verebileceği gibi, ondan daha ağır ya da daha hafif bir sonuca da ulaşabilir. Hatta sanık hakkındaki kararlar öncekiyle aynı veya farklı olabileceği gibi aynı olmakla birlikte sadece hukuksal tavsif bakımından farklı bir hüküm verilebilecektir… Uymadan sonraki serbestlik kuralının iki istisnası vardır. İlki Bölge Adliye Mahkemesi belli bir eksiklik nedeniyle kararı bozduğu hallerde, uyma kararıyla birlikte bu eksikliğin giderilmesi gerekir. İkinci olarak, sadece sanık lehine istinaf edilmesi halinde, önceki cezadan daha ağır bir cezaya hükmetmemek gerekir.
Bozmaya uyularak duruşma açan mahkeme, duruşmada yapacağı işlemler ve vereceği karar konusunda serbesttir. Bu serbestlik iki konuda kısıtlanmıştır. 1-Bozmaya uyan mahkemenin bozma nedenine göre gerekli işlemleri yapması gerekir. 2-Hüküm sadece sanık lehine temyiz edilmişse, verilecek yeni karar öncekinden daha ağır bir cezayı içeremez.
Diğer yandan, Ceza Genel Kurulu’nun 27.05.2014 gün ve 54-280, 24.04.2012 gün ve 391-173 ile 17.04.2007 gün ve 325-100 sayılı kararları başta olmak üzere pek çok kararında; uyma kararının dönülebilecek nitelikte bir ara kararı niteliğinde olmayıp, davanın esasına etkili olan kararlardan olduğu, bozmaya uymakla, yerel mahkemenin bozma kararında gösterilen esaslara göre işlem yapıp karar verme ödevi doğduğu, sonradan bu kararın bir kısmından veya tamamından açıkça ya da örtülü
olarak geri dönülerek ilk hükmün aynen veya yeniden kurulmasının, uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle bozmaya uyan yerel mahkemenin dönülemez nitelikteki bu karardan sonradan dönerek, önceki hükmünde direnmesinin isabetsiz olduğu açıklanmıştır. Böylece, öğretide; “Özel Dairelerce bir eksiklik nedeniyle yapılan bozma kararlarına uyma kararı verilmesi halinde bozma doğrultusunda hareket etme zorunluluğu” olarak ifade edilen istisna, uyma kararı verildikten sonra bozma nedeni ile sınırlı olacak şekilde uyma doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu biçiminde kabul edilegelmiş ve istikrarlı olarak uygulanmıştır. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi – Esas No: 2018/1267 – Karar No: 2019/566 – Karar Tarihi: 05-03-2019)