DAVADAN FERAGAT, DAVANIN GERİ ALINMASI (DAVAYI TAKİPTEN SARFINAZAR ETMEK, DAVAYI TAKİPTEN VAZGEÇMEK, DAVANIN ATİYE BIRAKILMASI) KAVRAMLARI NE İFADE EDER
DAVANIN GERİ ALINMASI, DAVADAN FERAGAT VE DAVAYI TAKİPSİZ BIRAKMAK KAVRAMLARININ KISACA AÇIKLANDIĞI, ÖZELLİKLE DAVANIN GERİ ALINMASI VE DAVADAN FERAGAT KAVRAMLARININ FARKLI KAVRAMLAR OLDUĞU, BİRBİRİ İLE KARIŞTIRILMAMASI GEREKTİĞİ KONUSUNDA AÇIKLAYICI OLAN YARGITAY KARARI :
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/37478
Karar No: 2016/9244
Karar Tarihi: 13.04.2016
YARGITAY KARARI
…
E) Gerekçe:
1- …
2- Davacı vekili, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti taleplerini atiye terk ettiğini ifade etmiş, mahkemece bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Dava, 6100 sayılı yeni HMK döneminde açılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce, davanın geri alınması, davadan feragat ve davayı takipsiz bırakmak kavramlarının kısaca açıklanmasında fayda vardır.
Davanın geri alınması ve davadan feragat kavramları farklı kavramlar olup, birbiri ile karıştırılmaması gerekmektedir.
1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu dönemde, uygulamada davanın geri alınması kavramı yerine, davayı takipten sarfınazar etmek, davayı takipten vazgeçmek, “davanın atiye bırakılması” tabirleri de kullanılmıştır. Davanın geri alınması, ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutarak davanın geri alınmasıdır. Burada, davacı talep ettiği haktan (talep sonucundan) feragat etmemektedir. Davadan feragat ise talep edilen haktan, talep sonucundan vazgeçmektir. Davanın geri alınması 6100 sayılı HMK’nun 123 üncü maddesinde, davadan feragat ise 307 nci maddesinde düzenlenmiştir. Davadan feragat davalının rızasına (muvafakatına) bağlı olmadığı halde, davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır. Davanın geri alınması durumunda dava hiç açılmamış sayılır ve mahkemece “karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilir. Davadan feragat halinde ise davanın reddine karar verilir. Davanın geri alınması durumunda, geri alma anına kadar edinilen izlenime göre, haksız olduğuna kanaat getirilen tarafa vekalet ücreti ve yargılama giderleri yüklenir. Davadan feragat halinde, feragat edilen hak ileride tekrar dava konusu yapılamaz, yapılır ise mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilir. Davanın geri alınması durumunda ise, geri alınan dava ileride tekrar açılabilir. Davacının davasını geri almasına davalı rıza göstermemişse, davaya devam edilmeli ve talep hakkında esastan bir karar verilmelidir. Davacının davasını geri alabilmesi için davalının açık rızasına ihtiyaç vardır. Zımni muvafakat yeterli değildir. Bu nedenle, davacının davasını geri almasına rıza gösterip göstermediği davalıya sorulmalı, davalı açıkça geri almaya rıza gösterir (muvafakat verirse) ise ona göre işlem yapılmalıdır.
Davanın takipsiz bırakılması (davanın müracaata bırakılması), davadan feragat ve davanın geri alınmasından farklı olup, davanın müracaata bırakılması için davalının kabulüne veya rızasına gerek yoktur, müracaata bırakılan dava yenileninceye kadar (üç aylık süre boyunca) dava varlığını korumaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere, uygulamada ve özellikle avukatlar arasında, davanın geri alınması yerine davanın atiye bırakılması tabiri kullanılmakta olup, bu tabirin hukuki açıdan hiçbir hükmü yoktur.
Görüldüğü üzere, davadan feragat ile davanın geri alınmasının hukuki sonuçları birbirinden çok farklıdır. Bu nedenle, yargılama aşamasında davacının hangi tabirleri kullandığına bakılmaksızın, davacının amacının (maksadının) davaya konu haktan (talep sonucundan) vazgeçmek mi olduğu yoksa davasını ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutarak davasını geri almak mı olduğu mahkemece davacıya açıklattırılmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücretlerini atiye terk ettiğini beyan etmişse de amacının, meramının davayı geri almak mı olduğu yoksa davadan feragat mı olduğu açıklattırılmamıştır. Mahkemece, bu husus davacıya sorulmalı, davacının amacının davayı geri almak olduğu saptandıktan sonra, davanın geri alınmasına davalının (davalıların) rıza gösterip göstermediği (muvafakat verip vermediği) davalılardan ya da vekillerinden sorularak sonucuna göre söz konusu talepler hakkında bir karar verilmelidir.
Yukarıdaki usul işlemleri tamamlanmadan, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.